|
Problem, yenilikleri kafamızda nasıl algılayacağımız değil eskileri oradan nasıl atacağımızdır. 22-23 Şubat 2006’da İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Salonunda 11.İnsan Kaynakları Zirvesi “Manifesto: Kurumlara, İnsana ve Liderliğe Yeni Bir Bakış” ana başlığı altında gerçekleşti.
21. yüzyıla girerken insan kaynaklarında yaşanan gelişmelerin sorgulandığı zirvede temel İK Süreçlerinin ötesinde yeni uygulamalardan bahsedildi. Her biri güzel uygulamalar olmakla birlikte bir an Bursa’daki şirketlerin personelcilikten çıkıp İK Süreçlerini doğru yöntemlerle uygulama konusunda zaman zaman direnç gösterdiklerini göz önünde bulundurduğumuzda gelişmeleri ne kadar geriden takip ettiğimizi düşündüm ve üzüldüm. Belki bu bir değişim süreci ama Bursa rekabeti sözlerde takip ediyor, uygulamada yine eski bildik yöntemlerle hareket ediliyor. Değişimin kolay olgu olmadığının farkında olarak yenilikleri sizlerle paylaşmak mesleki sorumluluğum. Kurumlara Yeni Bir Bakış Darwin’in “Kıtlık Teorisi”ne göre dünyadaki sınırlı kaynaklar tükenmek üzere olduğundan yaşanan rekabet düşünülenden daha çetin olacak. “İnsanlar hapishane hücresindedir, hem de kapılar sonuna kadar açık iken” sözünü doğrulayacak şekilde kaynakları bilinçsizce kullanarak kendi geleceğimizi kendimiz sona erdiriyoruz. Bunu önlemek için şirketlerin 4 ana sorumluluğu vardır. 1) Şirket vizyonunu gerçekleştirmek 2) Kar Etmek 3) Çalışanı Memnun Etmek 4) Toplumsal Sorumluluk (dünyadaki sınırlı kaynakları korumaya yönelik uygulamalar) Şirketlerin var oluşunu sürdürecek bu 4 temel sorumluluk üzerine odaklanmak istikrarlı, yaşanabilir ve mutlu bir dünyanın temellerini atar. Yukarıdaki makro bakış açısının yanında mikro anlamda şirketler alışa gelmişin dışında farklı bir İK yapılanması içine giriyor. Org. Şemaları kalkıyor, farklı çalışma mekanları ortaya çıkıyor vb. Yapılan araştırmalar insanların organizasyon yapısındaki kutulara konmuş bir şekilde ne yapılması gerektiğinin söylenmesinden hoşlanmıyor. Dolayısıyla yurt dışındaki birçok firma Organizasyon Şeması, Unvan ve Görev Tanımlarını kaldırıyor, önemli olan noktanın herkese/ çalışanlara yetki ve sorumluluk vererek belirlenen vizyon ve değerleri paylaşabilmelerini sağlamaktır. Kendi şirketlerimiz açısındaki baktığımızda öncelikle Yönetimin yetkiyi tek elde tutma alışkanlığından vazgeçip çalışanlara güvenerek bu yolculukta aynı gemide birlikte olduklarının mesajını vermelidir. İnsana Yeni Bir Bakış İş dünyasının biyolojisi ; insanların bir araya gelmesi ile oluşan sistemler bütünüdür. Şirketlerde hedef; alanında en iyi insanları bir araya getirebilmektir, ancak bazen en iyi kişileri aynı çatı altında toplamak başarısızlıkla sonuçlanabiliyor. Çünkü, şirket içerisinde sosyal mekanizmaları ve şirket kültürünü göz önünde bulundurarak alanında en iyi kişilerin bir biri ile uyumlu çalışabilmesi son derece önemlidir. Birbiri ile uyum içerisinde çalışacak kişileri bir araya getirmek, uyum içerisinde çalışmalarını sağlamak ve insan kaynakları konusunda şirkete değer katacak 14 tane yeni kriter aşağıdaki gibidir; 1. Dış Çevre faktörlerini (teknoloji, ekonomi, demografi, globalleşme) iyi algılamak 2. Soyut değerleri ortaya çıkarmak, katma değer kazanmalarını sağlamak (insan sermayesi, marka, patent, sistem vb.) 3. Kilit müşterilerle uzun vadeli iletişim kurmak 4. Organizasyonun yeteneklerini ortaya çıkartmak ve kontrol etmek 5. Doğru kişileri değer kazandıracak noktalarda konumlandırmak 6. İnsan Kaynakları uygulamalarına yatırım yapmak 7. Performans uygulamalarına yatırım yapmak 8. Bilgiyi doğru kullanacak / yönlendirecek uygulamalara yatırım yapmak (iletişim, bilgi akışı str.si vb.) 9. Doğru iş uygulamalarına (organizasyon yapısı, raporlama yapısı vb.) yatırım yapmak 10. İnsan Kaynakları Stratejilerini tasarlamak 11. İnsan Kaynakları organizasyonların birbiri ile entegre olmasını sağlamak 12. İnsan Kaynaklarının rolünü doğru yapması sağlamak 13. İnsan Kaynakları yetkinliklerini doğru lanse etmek 14 .Kendi kişisel gelişiminize yatırım yapmak.
Yukarıdaki kriterler aslında hepimizin bildiği, ama altını doldurmakta zorluk çektiği kriterler. İK Yöneticileri yukarıda belirlenen kriterlerin şirkete ve müşteriye maddi ve manevi anlamda NE kattığını tanımlayarak hareket etmek durumda, çünkü şirketlerin nihai hedefi kar etmektir. Liderliğe Yeni Bir Bakış İş dünyası birçok sistemin metodolojisini bilmesine rağmen bu sistemleri yönetecek liderleri bulma konusunda sıkıntı çektiği ve çekeceği vurgulandı. Yapılan araştırmalar Amerika ve Avrupa’da ikinci dünya savasından sonra yaşanan booming patlaması ile bu kişilerin yaşlanmasının yanında yöneticilerin % 56’sının CEO olmayı ret ettiği ortaya çıkmıştır. Bunun sebebi yöneticilerin iş dünyasının stresi ile fazla boğuşmak istememeleri ve kendilerine yüklenen sorumlulukların çok ağır gelmesi iş / özel hayat dengesinin yanında sağlık sorunlarını ortaya çıkartmasıdır. Yaşlanan nüfus yapısı ve yönetici olmak istenmemesinin yanında asıl sorun iş dünyasının arağı adil, dürüst, iş ahlakı gibi temel değerlere sahip liderlik profiline sahip yöneticileri bulamamasıdır. Bu profildeki liderler gerek şirket içerisindeki İK uygulamalarına gerekse şirketin finansal ve toplumsal sorumluluk alanında olması gerektiği gibi davranmasını sağlayarak şirket imajına katma değer katacaktır. Tutarlılık, Kesinlik ve Kontrol İki günlük konferansta verilemeye çalışılan ana mesajları sizlerle paylaşmaya çalıştım. İş dünyasının bugün geldiği ortamı karmaşık, dinamik, belirsiz, dengesiz kelimeleriyle tanımladığı konferansta “Kuruma, İnsana ve Liderliğe” yeni bakış açısı ile TUTARLILIK, KESİNLİK ve KONTROLLü olma şeklindeki 3 yönetim şartının yerine getirilmesi ile ancak bu kaos ortamında çıkılabileceği vurgulandı. |