SANA İHTİYACIM VAR: “ÖZ GÜVEN”

Unutmayın,

Kendinize olan güvenin seviyesi, hayatınızın her alanını etkiler.

 

Böyle bir başlık nereden geldi aklıma dersiniz. Bu kadar bilgi birikimi,kaynak, sistem, metot derken neden şirketlerde hep eksik bir şeyler var diye düşündünüz mü hiç ?

Bugüne kadar şirketlerimizdeki çalışanları, bazen kendi doğrularımıza göre bazen de görevin gerektirdiği yetkinliklere göre “uygun adayı” işe almaya çalıştık. Ancak bugün gelinen nokta bunun bir adım ilerisi “Özgüvenli” çalışanları istihdam etmek.

Neden “Özgüvenli Çalışanlar” ?

İşe alım sürecinde aday görevin gerektirdiği yetkinliklere göre sorgulandıktan sonra tüm yetkinlikler, bilgi ve beceriler uygun olmasına rağmen iş yapma esnasında işler bir noktada kilitlenmektedir. Bu kilitlenme ne bilgi eksikliğinden, ne de başka bir şeyden. Kilit noktası “özgüven” eksikliği…

Öz Güven: Korku, çekinme ve kuşku duymadan duygu ve düşüncelerini söyleyebilmektir. Bu açıklık, aklına geleni söylemek değildir. Bilgiye dayalı fikirlerini, olası riskleri söyleyebilmek ve gerektiğinde karar verebilmektir. Çünkü, sürekli değişen iş koşulları karşısında pratik olmak, bazen hızlı bir şekilde evet/ hayır diyerek, olaylara çözüm bulmanız gerekir. Böyle bir durum karşısında özgüvenli çalışanlar rahat hareket ederken, özgüvensiz çalışanlar bir adım geride durmaktadır.( Belki onlar daha haklı, ama düşüncelerini ifade edemedikleri için keşfedilmemiş maden ocağı gibi karanlıkta durmaktalar.)

Özgüvenli Çalışanlar Nasıl Davranır?

Öz güvenli çalışanları iş ortamında belki hemen fark edersiniz. Hani “ X ten bir tane daha olsa” dediğiniz çalışan profili varya işte onlardan biri. Sakın onları ukala veya Y Kuşağı modasından olanlar olarak algılamayın. Onların diğerlerinden ince çizgi ile ayrılan davranışları vardır. İşte bu ince çizginin davranışa dönüşmüş hali;

Başkalarını yargılamazlar:Bilgi ve becerileri ile başkalarından üstün olmaya, onları küçümsemeye çalışmazlar.

Diğer kişileri tebrik ederler:Diğer kişilerin başarılarını tebrik ederler.

Kendilerini başkaları ile karşılaştırmazlar, onların yarışı kendileriyledir.

Konuşmaktan çok, dinlerler:Gerektiğinde konuşurlar, ancak çok konuşmayı kendini bir kanıtlama aracı olarak görmezler.

Kolayca “Hayır” diyebilirler:Yapamayacakları iş için sizi kırmamak için “Evet” deyip daha sonra iki kat kıvranarak sağ sola saldırmazlar.

Kendilerini Sınarlar: Çabaları sadece küçük başarılar getirse bile, kendilerini sınamaktan geri durmazlar. Küçük zaferlerin motivasyon sağladığını bilirler.

Yardım istemekten çekinmezler: Başkalarından yardım istemenin bir zayıflık olarak algılamazlar.

İlgi Beklemezler: Kendilerini önemli biriymiş gibi göstermeye çalışmaktansa, kendileri olurlar.

Mutlular: Diğer kişilerin kendileri hakkında ne düşündüğünün aksine önce kendi kendine mutlu olmaya çalışırlar.

İç motivasyonları yüksektir:Onlara iş yaptırmak için itmek zorunda kalmazsınız, onlar kendi iç motivasyonları ile beslenir  ve iş yapar.

Hata yapmaktan korkmazlar: Kendi fikirlerini açıklamaktan kaçınmazlar. Hata yapmanın doğru yolu bulmak için iyi bir ders olduğunu bilirler.

Geri çekilmezler: Bir fırsat gördüklerinde nelerin yanlış gidebileceği hakkında endişe duymak yerine kendi kendilerine “Beni ne durdurabilir ki ?” diye sorarlar.

İki Taraflı Kazanç

Eğer şirket veya kişi olarak egolarınız yoksa bu kişiler ile çalışmak çok kolaydır. İş ve sonuç odaklı olduklarından iş hayatının “Kazan Kazan” ilkesi burada da geçerli. Hız ve pratiklik gerektiren, çözüm bekleyen ne kadar iş varsa bu kişiler sayesinde çözülür. Onlar müşterinin de üretimin de diğer bölümlerin de nabzını çok iyi tutar ve işi bitirirler. Doğal olarak da bu çözümlerin karşısında diğer çalışanlara göre daha kolay terfi eder ve daha yüksek kazanç elde ederler.

Tüm bunlara sahip çalışanları nereden buluruz veya şirketimiz çalışanlarına bunu nasıl kazandırırız derseniz, yanıtı çok gerilerde, zaman tünelinde… Çünkü, bir kişiye özgüven  0-7 yaş diliminde ailede kazandırılır ve yaşadıklarının sonucunda kişide öz güven ya vardır ya yoktur.

Doğru adayı bulmak kolay değil… Bulduklarınızı kaybetmemek dileği ile…

 


Sema Adal
     
 
0 Yorum
Yorum Yaz





Sanalnet